22 Aralık 2009 Salı


Küresel ısınma, yerküre yüzeyinin ortalama sıcaklığında yükseliş göstermekte. 1800’lerin sonlarından beri küresel ortalama sıcaklık 0.4 ilâ 0.8 derece C civarında arttı. Birçok uzman’ın yaptığı hesaplara göre 2100 yılına kadar ortalama sıcaklık 1.4 ilâ 5.8 derece C daha artacak. Bu artış oranı geçmiş artış oranlarından çok daha fazla olabilir.
Bilim adamları insan topluluğu ile doğal ekosistemin çabuk bir iklim değişimine uyum sağlayamayacağından endişe ediyorlar. Bir ekosistem özel bir bölgede, yaşayan organizmalardan ve fiziksel çevreden oluşur. Küresel ısınma çok miktarda zarara sebep olabilir, bu yüzden tüm dünya ülkeleri sınırlamaya yardım etmek için Kyoto Protokolü adlı antlaşma taslağı hazırladılar.
Küresel Isınmanın Sebepleri
Klimatolojistler (İklim Bilimi konusunda çalışan bilim adamları) 1800’lerin sonlarından beri meydana gelen küresel ısınmayı analiz ettiler. Klimatolojistlerin çoğunluğu insanoğlu faaliyetlerinin ısınmanın çok büyük bir miktarından sorumlu olduğuna karar verdilar. İnsanoğlu faaliyetleri Yerküre’nin doğal sera etkisini arttırarak küresel ısınmaya katkıda bulunuyor. Sera etkisi, güneş ışığını, gazları , atmosferdeki parçacıkları kapsayan karmaşık bir işlemle Yerküre’nin yüzeyini ısıtıyor. Sera gazları, ısıyı dünyanın atmosferine hapseden gazlara verilen isimdir. (En zararlı sera gazı, karbondioksittir. Kyoto Anlaşması, karbondioksidin yanısıra metan ve nitrus oksid gazlarının salınımını da düşürmeyi öngörüyor.)
Küresel ısınmaya katkıda bulunan ana insan aktiviteleri: fosil yakıtların yakılması (kömür, petrol ve doğal gaz) ve ormanların yokedilmesidir. En çok yakıt tüketimi: otomobillerde, fabrikalarda, elektrik santrallerinde meydana gelmektedir. Fosil yakıtlarının yakılması ile karbondioksit gazı (kimyasal formülü CO2) açığa çıkmaktadır. CO2 ısının uzaya çıkışını yavaşlatan bir sera gazı’dır. Ağaçlar ve diğer bitkiler besin üretmek için havadaki CO2’i fotosentez ile kullanırlar. Ormanların yokedilmesi, bitkiler tarafından yok edilen gaz miktarı oranını indirgeyerek ya da ölü bitki örtüsü ayrıştırılması ile CO2’ nin çoğalmasına katkıda bulunuyor.
Az miktarda bilim adamı sera gazlarının, sıcaklıkta ölçülebilir değişiklik yapmadığı görüşündeler. Doğal oluşumun küresel ısınmaya sebep olabileceğini söylüyorlar. Bu oluşumlar: güneşten yayılan enerjideki artışları içeriyor. Fakat Klimatolojistlerin çok büyük çoğunluğu güneş’in enerjisindeki artışların oluşmuş ısınmaya katkısının çok çok küçük olduğuna inanıyorlarDevamı: http://www.bilgiustam.com/kuresel-isinmanin-sebepleri/#ixzz0aPir62Jy

16 Aralık 2009 Çarşamba

DÜNYAMIZ YOK OLUYOR... NE YAPABİLİRİZ?



Gezegenin biyolojik sisteminin artık dayanma gücü kalmadı! Dünyanın nüfusu yaklaşık 6.5-7 milyar, buna 3-4 milyar dolayındaki hayvanlar alemini de eklediğimizde kabaca 10 milyar canlı ediyor. Sanayideki fabrikalar, otomobil, uçak gibi ulaşım araçlarını da sayarsak 30 milyar "canlı", "cansız" dediğimiz sistem her gün katı, sıvı, gaz halinde atık bırakıyor, gezegene. Bu da dünyayı kirletiyor.
google_protectAndRun("ads_core.google_render_ad", google_handleError, google_render_ad);
15-20 yıl önce bu sorunları bölgesel düzeyde konuşuyorduk, şimdi küresel ölçekte tartışıyoruz. Dünya ekonomisinin sınırlarını belirleyen güneş enerjisi ve biyosentez. Yani doğanın tüm ekolojik gücü. Bu güç, insan nüfusunun hızla artışı ve buna paralel olarak genişleyen yerleşim nedeniyle tükeniyor. Kutuplardaki erime artık yeryüzünde iklimin seyrini değiştirmeye başladı. Çünkü gezegenin ekolojik sistemi bu kadar atığı kaldıramıyor. Ozon tabakası delindi. Klorlu karbonlar, azot oksitler ve karbondioksit gazlarının ozon tabakasının delinmesine yol açtığı ispatlandı. Ozon tabakası farklı yerlerde delinebiliyor. Örneğin 2, 3 ay önce Arjantin"in bir kasabasında ozon tabakasındaki delinme nedeniyle ultraviyole ışınların en fazla etkisi altında olduğu ispatlandı. Kutuplar hızla eriyor. İklim değişikliği hem kültürel bitkilerin hem de doğal bitkilerin biyolojik ritmini bozdu. Malatya"da bunu yaşadık. Çukurova"da yılda 3 defa ürün alınır. Bu sene buğdayı üç defa ekmek zorunda kaldılar. Çünkü 2006"nın sonbaharında Türkiye"de hava ve toprak soğumadı. Doğu Akdeniz bölgesinden de hava patlamaları, ani seller oldu, buğday çürüdü. Her bitkinin kendi biyolojik düzeni var. Aşırı nüfus ve kirlenme doğanın düzenini bozuyor. İklimi kontrol edemiyoruz, bu durumda Anadolu"da artık büyük tarım fabrikaları kurmak zorunda
kalacağız.

15 Aralık 2009 Salı

Dünya iklim sisteminde değişikliklere neden olan küresel ısınmanın etkileri en yüksek zirvelerden, okyanus derinliklerine, ekvatordan kutuplara kadar dünyanın her yerinde hissediliyor. Kutuplardaki buzullar eriyor, deniz suyu seviyesi yükseliyor ve kıyı kesimlerde toprak kayıpları artıyor.Örneğin 1960’ların sonlarından bu yana Kuzey Yarıküre’de kar örtüsünde yüzde 10’luk bir azalma oldu. 20’inci yüzyıl boyunca deniz seviyelerinde de 10-25 cm arasında bir artış olduğu saptandı.Küresel ısınmaya bağlı olarak dünyanın bazı bölgelerinde kasırgalar, seller ve taşkınların şiddeti ve sıklığı artarken bazı bölgelerde uzun süreli, şiddetli kuraklıklar ve çölleşme etkili oluyor. Kışın sıcaklıklar artıyor, ilk bahar erken geliyor, sonbahar gecikiyor, hayvanların göç dönemleri değişiyor. Yani iklimler değişiyor. İşte bu değişikliklere dayanamayan bitki ve hayvan türleri de ya azalıyor ya da tamamen yok oluyor.Ve bu iklim değişikliklerinin insan sağlığınada zararı çok.Bilimadamları, iklim değişikliklerinin kalp, solunum yolu, bulaşıcı, alerjik ve bazı diğer hastalıkları tetikleyebileceği görüşünde.
küresel ısınmanın ne olduğunu bilmeyen varmı
küresel ısınma çok günümüzde tehlikeli olmaya başladı
DENEME
KÜRESEL ISINMA İLE İLGİLİ DÜŞÜNCELERİNİZ